1 1

BİR NESLİN DİJİTALİZMLE MÜCADELESİ

Sırtını teknolojinin nimetlerine dayamış Y kuşağı için bedel ödeme zamanı geldi! Artık anneler, teyzeler, babalar, enişteler, babaanneler ve dedeler sosyal ağları ele geçirmeye başladı.

Ne güzel ilk zamanlarda Y kuşağı istediği gibi takılıyor, konuşuyor, paylaşıyordu. Ama kaçınılmaz son geldi. Anneler sosyal ağlarda boy göstermeye like’a like, yoruma yorum dönemine başladı. İşte bu yazımda annelerin, teyzelerin işgalindeki sosyal medyadan söz edeceğim. Sayfa ortasındaki fotoğraf bu Pazar, bir AVM restaurantında çekildi. İki hanımefendi sırasıyla teyzem, annem, küçük adam ise oğlum Çınar. Fotoğrafta görüldüğü üzere elimizde telefonlarımız sosyal ağlardayız.  3 nesli buluşturan bu fotoğraf her neslin dijital iletişime yaklaşımını aktarmak için çekildi.

1.Kuşak annem ve teyzem. 2.kuşağı ben, 3.kuşağı oğlum temsil ediyor.

Bildiğiniz üzere 1. kuşağın telefonları da akıllandı artık. Hatta gsm markaları 1.kuşağa kampanyalar üretiyor.

Önce telefonlarını aldılar. Kocaman ekranlı ve ortalama insandan daha akıllı telefonlarını acemi acemi sadece telefonlaşmak için kullandılar. Ama bu onları kesmedi. Hem kendileri hem telefonları akıllıydı. Hemen internet alemlerine dalmalı likeları, shareleri ile kasıp kavurmalıydılar. Bu neslin öncü cesurları sosyal medyaya Facebook üzerinden girdiler. Bir sabah uyandınız ve… Anneniz arkadaşlık isteği göndermiş. Kabul ettiğiniz anda bilin ki teyzenizin ve 1.kuşağın hepsinin önce arkadaşlık istekleri, sonra sürprizlerle dolu içerikleri gelmeye başlayacak.

Daha önce bir yazımda da belirttiğim gibi ‘’baş parmak’’ ikinci bir beyin ve göz gibi işliyor dijital çağda, ama bu teyzeler telefonlarını işaret parmaklarıyla yönetiyor. Gözlerini kısarak, gözlük takıp çıkararak bir uzay mekiği kaptanı, bir kuantum fizik profesörü ciddiyeti ile mahalle arkadaşlarına, okuldaki dostlarına, dünürlerine ve daha nicesine sosyal mesaj yolluyorlar.

Bu değerli kuşak televizyonu 20 yaşında gördüğü için telefonun akıllı olanına, hele ki içinde internet olanına doğal olarak anlam veremiyor. Kan uyuşmazlığı var! Bu anneler, teyzeler, enişteler önce Facebook’u işgal ettiler. Kocaman kocaman harflerle yazıyorlar içlerinden geldiği gibi. De, da, mi, ki bunların ayrı ya da bitişik yazılacağı durumlar hiç önemli değil. Amaç en güzel düşünceyi fotoğrafın altına yazıp hemen yayınlamak fotoğraftaki hanımlardan birisinin şöyle bir cümlesi var.

-Kayınvaliden fotoğrafına yorum yapmış hemen cevap yaz ayıp olmasın.

Cümleleri ve yarattıkları samimi içeriklerle sosyal medyada devrim yapıyorlar. Şimdilik çoğunlukla Facebook’ta biraz Instagram’da bolca WhatsApp’talar . Twitter’a daha bulaşmadılar. Sanırım 140 karakterle konuşmayı çözemiyorlar. Ama Youtube’da iyiler. Yelizler, Melike Demiroğlu, Ayla Alganlar gibi yetmişlerin şahane ve naftalinli seslerini Youtube’da çınlatıyorlar. Ellerinde dev ekranları, bir sopa gibi kullandıkları işaret parmaklarıyla anneler ve teyzeler yeni nezaket kuralları da oluşturdular. Birbirlerinin her içeriğine yorum yapmak, ilgisiz içeriklerin altına nostalji yapmak, sizin kariyer kaygılı süper profesyonel paylaşımınızın altına ben bunun bebekliğini bilirim, canısı, kuşusu, gibi sempatik yorumlar katmaları ile ünleniyorlar.

Eski fotoğrafları paylaşmayı çok seviyorlar. Daha etiketlemeyi çözemediler. Ortak fotoğraf paylaşınca arayıp haber veriyorlar. Daha dijital olanları whatsApp grupları kurup organize oluyorlar. Gruplarına ‘’Çılgın Kızlar’’, ‘’İkinci Bahar’’ gibi yaratıcı isimler veriyorlar.

Yılbaşı, bayram, doğum günü asla kaçırmıyorlar, iyi niyetlerini ‘’hatıra defteri’’ doldurur gibi uzun uzun yazıyorlar.

Şimdi bu fotoğrafta bulunan 3 facebook hesabına bakalım. Gönül Twitter’a da bakmak isterdi. Ama #, mention, dm ve 140 karakter radyoyu bütün mahallece buluşup dinleyenler için çok zor.

İsim vermeyelim hanımlardan biri bütün arkadaşlarımın duvarına –cim eki ile yazıyor. Meralcim, Müjgancım. Sanki cim/cım olmazsa Mark bunları kaba diye Facebook’tan atacak. İkisi de nostaljik Bursa fotoğrafları paylaşmaya bayılıyorlar. Kedili, köpekli paylaşımlara bayılmışlar. Ortak konuşulan içeriklere pat diye girip özel sorular sormuşlar. 2. Kuşak ise daha artistik ve kariyer kaygılı paylaşımlar yapmışlar.

1.kuşaktaki hanımlar samimi, sıcak ve kaygısız takılırken, 2. kuşak bir çıkar ve anlam yüklemiş. 3. Kuşak daha Facebook’ta değil. Youtube’da Transformers ya da Spiderman izliyor.

3 kuşağa da bakınca artık dijitalin yancı bir alan değil hayatın ana mecrası olduğunu görüyoruz.

Bütün 1. Kuşağı yukarıdaki hanımlar gibi sosyale davet ediyorum. Korkmayın, eğlenin. Bu yazıda çok değinmediğim ama başlı başına bir facebook fenomeni olan enişte var. Onu birkaç yazıda inceleyeceğim.

Yazıma konu olan genç ve güzel hanımlara izinleri ve hayatımıza kattıkları değerler için teşekkürler, iyi ki varsınız.